SAÇ EKiMi

MÜZİK

SAĞLIK

LCD TV

ADSENSE

MSN

YEMEK

LOST

TATİL

KALKAN

ViDEO

İlginç Hikayeler

Fıkralar

Ortaya Yanar Dönerli

Özlü Sözler

İlginç ve Komik Resimler

Ayraniçin Maceraları

Karikatürler

Komik Videolar

Bebek Resimleri

Bush ve Tayyibim

Adsense ve Adwords

Oyunlar

En komik Bebek Resimleri için Tıklayın...! Süper Komik Fıkralar...Tatile gidemeyenler üzülmesin Mavi Kaplan - Mavi Kaplan Efsanesi - 2 - Blogcu



Mavi Kaplan Efsanesi - 2

15.12.2007 - Süper Komik Fıkralar...Tatile gidemeyenler üzülmesin Mavi Kaplan

Kategori: SUPER FIKRALAR

Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf oynayalım demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş, ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum deyince ,çok kolay, sopa, top ve delik lazım demişler. İngiliz: Bende sopa var. Fransız: Bende de top var. Temel: Ben oynameyrum

__________________

 

Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir İnsan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar.

Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki;

- Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında...

Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havali şekilde çıkarlar.

- Bu fosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında derler...

Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar.
49. saatte çıkar derler ki;

- Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında...

En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok.

Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya...

Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla;

- İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi?

Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve;

- Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903 der.

Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar

-Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz?

Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki;

- Zor oldu ama "Konuşturduk pez.....gi"

 

ÇOCUGUN ADI NE OLSUN?
Kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş,annesi o akşam kızına öğüt veriyormuş.
-Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır.
Kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç, kızı dansa kaldırmış dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış. Kız hemen
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş, genç tırsmış ve gitmiş. Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş ve genç yine panik bir şekilde kaçmış, biraz sonra bir genç daha gelmiş, dansetmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış, kız yine
-"Çocuğumuzun adı ne olsun demiş ama değişen bir şey yok daha sonra dışarı çıkıp ıssız bir yer bulmuşlar kız yine
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş gençte yine bir şey yok biraz sonra genç kızın elbiselerini çıkarmış kız yine
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" gençte yine bir şey yok genç kızla sevişmeye başlamış kız
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş genç yine sessiz bir süre sonra genç işini bitirmiş kız yine
-"Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş. Genç kalkmış prezervatifi çıkarıp bir düğüm atmış ve kıza doğru:
-"Buradan çıkabilirse David Cooperfield olsun.
************************************************** *****
İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını farketmişler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar. Bir mezarlığın yanından geçerken biri
- "hadi surda yapalım kimse görmeden" demiş, başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda islerini bitirmişler.
Temizlenmek için birsey bulamadıklarından biri külotunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden düşmüş bir bandı alıp kullanmış.
Sabah kocalardan biri uyanıp karisini donsuz olarak sızmış görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacağız" diye bir de kart yapıştırmışlar..
************************************************** ****

 

--Temel Otelde--
Temel birgün otelin birine gitmiş.Otel sahibi Temel'i odaya kadar çıkarmış.Tam kapıyı kapatacakken Temel adama
-Odama bir ....pu gönder!.demiş
Adam şaşkın şaşkın aşağıya inerken eşi neden böyle şaşkın olduğunu sormuş.Adam eşine;
-45 numaradaki adam bir ****** istedi.demiş
İyice sinirlenen kadın adama
-Çabuk git ve o adamı anasından doğduğuna pişman et.Otelimizden kov!demiş.
Adam kadına Ben bunu yapamam demiş.
Daha da sinirlenen kadın sinirli bir şekilde kendisi çıkmış odaya.
1 saat geçtikten sonra Temel üstü başı yırtık bir şekilde resepsiyona inmiş ve adama
-Ne biçim ....pu göndermişsin yahu. s....e kadar canım çıktı!
Bir araba dil döktüm!... :-)

Uyarı

Temel hergün işten geldiğinde karısı Fadimeyle sevişiyormuş.Bundan çok zevk alan Temel'e karısı Fadime birgün
-Temel ben hiç zevk alamıyorum ilk önce uyarılmam gerek!..
demiş.Bunu duyan Temel'in kafası iyice bozulmuş.
Daha sonra sevişmeden yatmışlar.Sabah olmuş.Temel tam işe gidecekken karısı Fadimeye aynen şöyle demiş.
-Bak Fadime...Seni uyarıyorum...Akşama seni sikecem daha sonra uyarmadı deme....

KARPUZ TASIMA SANATI
Uluslararası jüri erleri test ediyormuş.Ingiliz ere sormuşlar:
- "Bir seferde kaç karpuz tasirsin?"
- "İki" demiş İngiliz.
- "Nasıl?"
- "Bir sag elime, bir de sol elime alırım", demiş.
Sira Fransız ere gelmiş:
- "Sen kaç tane taşıyabilirsin?"
- "Dört", demiş Fransız. "Bir sağ elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir de sol koltuğuma."
Üçüncü olarak Japona sormuşlar:
- "Sen ne diyorsun?"
- "Beş tane taşırım demiş Japon."
-"Nasıl?" demiş jüri.
- "Bir sağ elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir sol koltuğuma etti dört. Bir de önüme takarım, eder beş!"
Cevabi çok beğenen jüri TEMEL'e dönmüş:
- "Eeee? Sen de konuş bakalım."
Kendi düşündüğü cevabin Japon tarafından verildiğine çok sinirlenen Temel haykırmış:
- "Dokuuuzz."
- "NASSIL?" diye herkes hayretle Temel'e bakmış.
- "Bir sag elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir sol koltuğuma, etti mi dört? Japonu da önüme takarım eder dokuz" demiş.

AT YARIŞI
Temel birgün atyarışı oynamaya karar verir iyi tahminde bulunan birinden yardım ister hangi sayıya oynayayım der oda yaşın kaç diye sorar temel 45 der 4 le 5 e oyna der temel oynar ve kazanır ertesi gün tekrar gider yeniden sorar oda kaç yıllık evlisin der temelde17 der iyi 1 ile 7 ye oyna der temel yine kazanır.

Bu seferde temel kazandığı bütün para ve elinde ne var neyoksa herşeyi koyar, hangi atlara oynayım der oda cinsel organın kaç cm der oda 25 cevabını verir iyi der 2 ile 5 e oyna temel oynar. Ertesi gün temeli görmeye giderler temel çok üzgündür ne olduğunu sorarlar temelde gururuma yenik düştüm 13 kazandı der

Laz ve arkadaşı sinemaya gitmişler. Filmin bir yerinde bir at-yarısı sahnesi varmış. Tam yarış başlayacakken arkadaşı Lazin kulağına eğilip :
-Gel iddiaya girelim. Ben derim ki yarısı beş numaralı at kazanacak.
-Peki girelim.Ardından yarış başlamış ve hakikaten beş numaralı at yarışı kazanmış. Filmden sonra dışarı çıkan Laz ve arkadaşı konuşurlarken, arkadaşı Laza:
-Ulan ben sana oyun oynadım. Benim bu filmi ikinci görüşüm, beş numaralı atin yarisi kazanacağını biliyordum.
-Benim de bu filmi ikinci görüşüm ama nerden bileyim ayni atin üst üste iki kere yarışı kazanacağını?

Temel ve Sevgilileri
Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye ögretmen de diğerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarliyalim...
PARAŞÜTÇÜ
Temel NATO da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.
- "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının yanından geçerken sorar:
- "Komutanım, komutanım.. O karinin adi neydi ?"
BANKA SOYGUNU
Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar. Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış. E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş. Tabii ikisi de sasırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler. Ertesi gün gazetelerde manşet : "Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!..
INTIHAR
Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis.
Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum...
KARISININ AŞIĞI
Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak üzerine atlar:
- Dur Temel im, kiyma kendine!..
Temel, sinirden titreyerek haykirir:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!.
TEMELIN ARABASI
Temel Dursun a arabasının öyküsünü anlatıyordu :
Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köseye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım.
Dursun : iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı.
2 KATLI OTOBUS

Bir gün Temel le Dursun 2 katli otobüsle yolculuk ediyomus. Temel cep telefonunu çikartip alt kattaki Dursun u aramis.
- Orada havalar nasil Dursun kardesim?
- Bizim söför uyumus otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel cigim...
- O dabirsey mi Dursun? Bizim katta söför bile yok. Otobüs kendi kendine gidiyo...
TATBIKAT
Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatina katilmislar. Diger paraşütçüler gibi onlarinda uçaktan atlama siralari gelmis ve kendilerini bosluga salıvermisler. Temel in paraşütü açilmis ancak Dursun un ki açilmamis.
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu meret açılmayi da!..
Temel :
- Ula Tursin yardimci parasüti aç usagum!..
Dursun yardimci parasütü açmaya çalismis fakat o da açılmamis ve Dursun Temel e :
- Ula Temel bu merette açilmayi.
Temel :
- Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz...
Savaşta Lazlar düşmana el bombası atıyorlarmış.
Düşmanda bu bombaların pimlerini çekerek gerisingeri Lazlara atıyorlarmış.
Cemal iki tane piyango bileti almis. Temel karşı çikmis,
- Manyak Cemal, Niye içi tane altın? Buyuk ikramiye bi tane.
TRAMPLEN
Temel izmir'de efes Otel'e gitmis. "Yüzme havuzuna cittim, peni attılar" demiş. Nedeni sorulunca,
- Havuza isedum, demiş.
- Amaan herkes işiyor, seni niye kovdilar, denince Temel söyle cevap vermiş"
- Tramplenden isedum.
NISANLILIK
Ikiside yetmiş yaşlarında olan Temel ile Fadime kendilerini bildi bileli nişanlıymışlar.
- Artik evlenmeliyuz, demis Fadime.
- Amaan, kim alayı bizi bu yastan sonra, diye cevap vermiş Temel.
Temelin esi evden kaçar,Temel Çok kızar ve gider kendine yeni bir es bulur.
Daha sonra gazeteye ilan verir,yeni eş aldığımdan eskisi hukuksuzdur.
BENZERLIK
Temel bi gun kasketini evde unutup kahveye gitmiş. Cemal temeli görür görmez acik başını sıvazlamış ve:
- Hayrettur, senin pasun karimin popsuna penziy, demiş.
Temel'de basini ilk kez yokluyor gibi sivazlamis,
- Ula Cemal haklisun. Tam tamina penziy...
Lazlar yeni bir paraşüt icat etmişler: Yere çarpınca açılıyormuş....
İPİ GEVŞETUN
Temel bir gün idama mahkum olmuş.''Son bir dileğin varmı''
diye sormuşlar. ''yok'' demiş. İpi kafaya geçirmişler ve sandalyeye vurmuşlar. Temel ''uy uy'' diye bağırmaya başlamış. Bir dileği var diye asmayı bırakmışlar.Temel demiş ki
''son pir tileğim var ipi gevşetun!"
EV YANDİ !!
Temel Askere gidiyor . Askerden döndügünde yolda Dursunu görüyorr.
- Temel : Dursun Babam neriyedu?
- Dursun: Temel Baban Öldüü.
- Temel : vah vahhh. Mezari neerde?
- Dursun: Tabutla götürürlerken suya düstü kayboldu
- Temel:Annem nerde peki Dursun?
- Dursun: Annende babamin ölümünden sonra hep agliya agliya öldü
- Temel: ula Dursun desene söndü ocagim
- Dursun: Yok ben giderken hala eviniz yaniyordu.
SÜMERBANK
Temel uçakla Amarika’dan dönüyormuş. Temel’i ajanlar karşılamışlar.
Ajan ceketini açıp:-FBI, demiş.
Temel de ceketini açıp:-Sümerbank, demiş.
Temel biyolojiden bitirme ödevini pireler hakında vermektedir.Verdiği rapor aynen şöyledir.
Deney 1: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.
Deney 2: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.
Deney 3: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.
Deney 4: -Pirenin son bacağı koparıldı- Zıpla dendiğinde zıplamadı! Sonuç: Dört bacağı da koparılan pire duyamıyor!
ASKERİ HEYET
Bir Turk askeri heyeti Amerika'ya davet edilmis, kendilerine oradaki askeri tesisler ve modern silahlar tanitilmis. Son gittikleri askeri uste Amerikali yetkililer bizim subaylara lazerli silahlari anlatmis:-Bu gördüğünüz lazer dürbünüdür. Bu ise lazerlerle hedefini bulan son model fuze sistemimiz. Şu ise önümüzdeki yıl silah piyasasina girecek olan lazerli top...
Heyette yer alan Karadeniz kokenli bir subay mudahale etmis:-Lazerli top bizde de var...
-Nasil olur demiş Amerikali yetkili, bu top henüz bizim ordumuzda bile hizmete girmedi. Sizde nasil olur?
Vardi yoktu derken bizimkiler lazerli topu gormeleri icin Amerikalilari Turkiye'ye davet etmis. Kisa sure sonra bir Amerikan heyeti Ankara'ya gelmis. Turkiye'de lazerli top bulundugunu iddia eden subayimiz, Amerikalilari almis Topcu Okulu'na goturmus. Basinda bir nobetcinin bekledigi birinci dunya savasi'ndan kalma topu gostermis.
-Iste lazerli top... Amerikalilar gülmüs,
-Topu gördük de, demisler, lazer nerede?
-Hemen yaninda, demiş bizimki, topun yaninda nobet tutan er, lazdir...
TEMEL YAZAR OLDİ
Temel yazar olmak istiyormuş. Buna "İyi bir yazar olabilmen için içinde aşk, intikam, dehşet ve felsefe olan bir roman yaz!"demişler. Temel eve kapanmış. İki yıl sonra saç baş dağılmış vaziyette yaklaşık yediyüz sayfalık bir roman yazmış.
Romanın adını sormuşlar: ''Klopatra'yı kim vurdu?'' demiş.
Demişler ki:''İyi hoş, bunda her şey var da felsefe, derinlik, sufilikle ilgili birşey yazmamışsın!" Bunun üzerine Temel gene eve kapanmış. Bir iki yıl Temel'den gene ses yok.
Uzun zaman sonra saçı başı dağınık vaziyette, bu sefer bin sayfalık kalın bir roman yazmış. Adını sormuşlar: ''Allah Allah Klopatra' yı kim vurdu? demiş.
TEMEL ALIŞVERİŞTE
Temel ile Dursun birgün bir alışveriş merkezine gitmişler.
Alışverişleri bitmiş, kasaya doğru giderlerken Temel birşey unuttuğunu söyleyerek geri dönmüş. Birkaç dakika sonra Temel elinde 5 koli dolusu Orkid alarak gelmiş.
Dursun sormuş: "Haçan napacasun pu orkidleri?" Temel:
-Bununla denize cirebilisün, atlayıp zıplayabilüsün, pisiklete pinebilisun..."
İLK DENEYİM
Temel ile Dursun ilk cinsel deneyimlerini yaşamak için 2 Rus bayanla tanışıyorlar. Beraber otele gidiyorlar.
Bayanlardan biri Temel'e dönerek "bizim meslekte de bazı kurallar vardır. Prezervatif takmadan yapmam!
Biliyorsundur hamile mamile kalırım" der. Temel de kabul eder ve işi bitirirler. Üç ay sonra Temel Dursun'un evine gider ve şöyle der: "ula Dursun, karular hamüle kalursa kalsun, sıkuldum artuk çıkaracağum bu prazervatufu"
Amerika ile Sovyetler arasında meşhur füze bunalımı günleri. Kruşçef, Küba 'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmışlar, bir jest yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamını çağırmışlar. Bir tablo yap adı da "Kruşçef Küba 'da" olsun demişler. Ressam itiraz etmiş:
- Ben adamı görmedim bile. Nasıl yaparım "Kruşçef Küba 'da" diye atmasyon bir resim, demiş.
Tesadüf bu ya, bizim Temel puro almaya Havana 'ya gelmiş o günlerde. Olayı duymuş.
Ben sizin istediğiniz tabloyu bir sandık puro karşılığında yaparım. Kübalılar bu işi ucuza kapattıklarına memnun kabul etmiş. Bir hafta sonra Temel, elinde tabloyla çıkagelmiş. Tuvalin üzerindeki örtüyü hızla çekivermiş. İşte tablonuz ! Fakat o da ne ? Tabloda yatakta iki kişi al takke ver kulak bir vaziyette.
- Bu ne, diye gürlemiş Kübalılar. Bu kadın da kim ?
Kruşçef 'in karısı.
- Peki bu adam kim ?
Kruşçef 'in uşagı.
- Ulan hani Kruşçef nerde ?
Kruşçef Küba 'da !
Adı herifler, Üç kişi geldiler
Üstüme üstüme geldiler
Ya paranı ya namusunu dediler
Beş kuruş verdiysem *********im
Laz otobüs muavini olmus ve yolculuk öncesi kaptan söför Laz muavini arka sinyal lambalarini kontrol etmek için otobüsün arkasina yollamis ve çalisipçalismadigini söylemesini istemis. Bunun üzerine otobüsün arkasina giden Laz muavin oradan bagirmaya baslamis :
-Çalisiyor, bozuldu, çalisiyor, bozuldu...
VAHŞİ BATI !!
-Temel ve Dursun Vahşi batıda her Kızılderili kafası başına 100 $ dolar verildiğini duyarlar ve hemen hazırlıklarını yapar ve Amerika’ya giderler. Günlerce Kızılderili izi sürerler fakat bir türlü bulamazlar. Artık umutları tükenmek üzeredir. Bakarlar olacak gibi değil ertesi gün geri dönmeye karar verirler. Akşam uyurlar. Sabah Temel uyanır uyanmaz etrafına bakar ve Yüzlerce Kızılderili savaşçısı görür. Bunun üzerine usulca Dursun’a sokulur ve:
-Kalk Dursun! Zengin olduk der.

Dört kişilik avcı gurubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel: - Yatın yere, tavsan deliği !
Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.
Temel: Yatın yere, tilki deliği!
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel: -Yatın yere, ayı ini !
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar.
Temel: - Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza ! Ertesi gün gazetelerde manşet:
Dört avcı tren altında can verdi...

- Temel hadi Picassonun sergisine gidelim. Temel:- Yok hocam ben gelmiyorum. Abdürezzak:
- Neden yaw. Picasso dünyanın en iyi ressamıdır. Temel:- Hocam gelirdim ama ben italyanca bilmiyorum

 

Recep, İstanbul ' dan Ankara'ya otobüs ile giderken,Bolu dağında verilen molada hemen tuvalete koşturdu.

Korkunç sıkışmıştı.

Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı..

Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses " Merhaba" dedi.

Recep şaşkın şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.

Ses devam etti "Nasılsın?" Recep yine şaşkın şaşkın cevap verdi

"Sağ ol iyiyim. “Sen nasılsın?"

Ses sordu "Ne yapıyorsun?" Recep bir an tereddüt geçirdi.

Adam Onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu.

Başka birşey anlatmak istedi ve "Ben" dedi "İstanbul ' dan gelip, Ankara'ya gidiyorum.

Sen nereye gidiyorsun?"

Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.

"Hayatım,Telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var.

Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor.

Ben seni daha sonra ararım."

 

 

Kars tren garinda Istanbul'a hareket etmek üzere Dogu Ekspresi hazir beklemektedir.

Kayseri'li is için geldigi Kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartmanini bulur.

Içeride iki tane 45-50 yaslarinda adam ve birde 20 yaslarinda genç vardir.

-"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri girer.Içerdekiler;

-"Aleyküm Selam" derler.

Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder.Yolculugun basinda hiç kimse konusmamaktadir.Yalniz genç çocuk biraz sikintilidir.Orta yaslilardan birisi çocugun bu halini görür ve laf atar.

-"Hayrola genç senin bir derdin mi var?"

Çocuk dayanamaz baslar anlatmaya:

-"Ya abi ben Istanbul Üniversitesinde ögrenciyim.Yari yil tatili için köyüme geldim. Zavalli anam beni okutabilmek için kötü yola düsmüs. Kadini o halde görünce çok canim sikildi. Üzüldüm" der. Bu sefer soruyu soran adam çocugu teselli etmek için söze baslar.

-"Bak aslanim ananla iftihar et kadincagiz seni okutabilmek için nelere katlaniyor. Ben falanca yerin genel müdürüyüm. Anacigim beni okutabilmek için her gece pavyonlarda konsomatrislik yapardi. Üzülme" der.B u sefer öteki orta yasli adam lafa karisir.

-"Yavrum gördün iste analik hakki ödenmez. Beyefendi dogru söylüyor ben ki filanca sirketin patronuyum anam beni okutabilmek için her gece kendini satardi. Bosver" der.

Tabiki Kayseri'nin de konusmasi lazim. Elini cebine atar ve bir uzun Samsun paketi çikartir. Digerlerine ikram ederek söyle der:

-"Yakin lan onun bunun cocuklari birer tane...."

 

KADININ AKLI

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken
çarpışırlar. ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de
hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

" Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız
mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost
olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.

Müthiş heyecanlanan adam:

"Evet, galiba haklısın" diye cevap
verir.

KADIN şaşkınlıkla:

"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir sise şarap
sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı
kutlamalıyız"

DERKEN, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır,
açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını
kapatıp adama geri uzatır.

Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin ?"
Kadın cevap verir:

"Hayır, ben polisi
bekleyeceğim!"

 

 

 

 

TEKNOLOJİ

Çocuguna babasi güzel bir is kurmak için paçalari sivamis. Ancak oglan salak oldugu için hiç bir isi beceremiyormus.Babasi ona ne is bulduysa hepsini elini yüzüne bulastirmis berbat etmis.
En sonunda babasi komple bir sosis fabrikasi kurdurmus. Çocugunu elinden tutup, bari isi ogrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinasinin basina götürmüs.
- "Bak oglum" demis. "Burdan böyle öküzü yolluyosun... aha diger taraftan sosis olarak çikiyor, bu kadar basit anladin mi?".
Çocuk dinlemeden basini sallamis, sallamis ta... sonra babasinin yüzüne salak salak bakmis ve;
- "peki buba, burdan sosisi goysak,oteki taraftan öküz olarak çukar mu ?"
diye merakla sormus. Babasu hemen cevaplamis:
- "Maalesef evladim, o teknoloji bir tek senin ananda var..

 

 

 

 

3 adam oturmus eslerine aldiklari hediyelerden bahsediyorlarmis

Birincisi demis ki, "karima öyle bir hediye aldim ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çikiyor."

Diger kisi anlamamislar. "Ne aldin?" diye sormuslar.

"Beyaz bir Porsche aldim. Çok mutlu oldu." diye cevap vermis.
Ikinci adam demiski, "Ben de geçen dogum gününde karima 4 saniyede 0'dan 100'e çikan bisey almistim."

Hemen anlamislar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldin?"

Adam gülümsemis: "Evet, kipkirmizi bir Ferrari aldim. Gerçektende ona çok yakisti." demis.

Bu sefer üçüncü adama sormuslar: "Peki sen ne aldin karina?"
Adam demis ki:
Ben öyle bisey aldim ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çikiyor."
Adam lar sasirmislar: "Atiyorsun!" demiser, "Öyle bir araba olmaz ki!"

Adam cevap vermis:"Araba aldigimi kim söyledi? Iste bunu aldim demis ne aldigini görmek için tiklayin...

http://img193.echo.cx/img193/7475/adsz8oj.jpg

 

 

TÜKÜRÜK

 

Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
- Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
-Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür.
-Temel: "Daha acemiyim." Der

 

 

BEYAZ AYI

 

8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki
dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak. Yalnız bu duruma annesi cok
kızıyormuş çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş. Yine bir gün
annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı
ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın
panik ile adamı dolaba sokmuş. Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye
başlamışlar. Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar..
bir süre sonra

* Amca,

* Efendim? * Benim bi beyaz ayım
var..

* Eee.?

* Sen onu alıcaksın

* çocuğum ben koca adamım ne yapıyım
ayıyı?

* yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan

* Alıcaksın, yoksa çıkar babama
söylerim

* Peki peki sus... ne kadar ?

* $50

* Hadi lan .. ben $50 vermem ona

* Peki bende çıkar babama
söylerim...

* peki peki ... al şunu
..


aradan bi süre geçmiş..

* Amca

* ne var?

* ayımı geri ver..

* hadi lan ben ona $50 saydım..

* vericeksin, yoksa çıkar babama
söylerim..

* peki lan velet al sus
şunu..


biraz sonra

* Amca..

* ne var

* benim beyaz ayı varya...

* eee ..?

* sen onu geri alıcaksın $100

* Hmmppf !




Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı
almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve
dönmüş annesi bisikleti görmüş


*bunu
nerden buldun? demiş


O da

*yerde para buldum onunla aldim
demiş..

Annesi

*Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin,
git bisikleti geri ver, parayı geri al .. sonra o parayı kiliseye
bağşsla..



gitmişkende
parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş...




Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş,
parayı almış.. sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına
girmiş...




Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş



*Buyur çocuğum

* Rahip amca benim bi beyaz ayım var

Rahipten gelen cevap:

*S..tirrrrr gitt
laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!

 

 

1-Temel dktor olmuş.Günün birinde kadının birisi gelip başlamış derdini anlatmaya;
Kadın-Toktor beycuğum haçan ben ne yesem onu sıçayum. et yesen et çıkıyı kek yesem kek çıkıyı..
Temel-
Pok ye o zaman !!!

----------------------------------------------------

2-Temel'e arkadaşı sormuş;
-Haçan Temel sen ne tür seksten hoşlanırsın?
Temel-Hancisu olsun toplu seksten daa
-O niyeku???
Temel-
Kaytarması kolay olayii

------------------------------------------------------

3-Hazin bir deniz kazasından Biri İngiliz diğeri Fransız ve biriside Temel olmak üzere sadece üç kişi bir ıssız adaya çıkarak kurtulabilmiştir.
Bir süre sonra üçününde canı sıkılır ve İngiliz golf oynamayı teklif eder.Fakat Temel ilk defa duyduğu bu oyunun ne olduğunu sorar.
İngiliz-Bu bir sopa,bir top ve birde delik ile oynanan bir oyundur ve bende sopa zaten var der.
Fransız-Bende de top var
Temel-
Pen oynamayrum..........

------------------------------------------------------

4-Temel kahvede oturmuş şapkasının üzerinden başını kaşımaktadır.Bunu güren biri sorar;
-Niye başunu şapkanın üstünden kaşiysun?
Temel-
Sen kiçini pantolununu çikrtiptami kaşiysun????

------------------------------------------------------

5-Temel bir akşam arabası ile Trabzon'dan Giresun'a gitmektedir.Birden Radyonun yayın akışı kesilir ve bir anons yayınlanır;
- Lütfen dikkat! Şu anda aldığımız bir habere göre Karadeniz gölgesine dost oldukları tahmin edilen kolları yerlere kadar uzanan boyları ise çok kısa olan kambur görünümlü uzaylı yaratıklar inmiş bulunmaktadır.Lütfen onlara zarar vermeyin ve mecbur kalırsanız yanlış anlaşılmayacak yavaş bir şekilde kendinizi tanıtıp zarar vermeyeceğinizi söyleyin.
Temel bir süre yola devam eder ve birden ilerde ağaçların dibinde boyu çok kısa olan ve elleri yerlere kadar uzanan kambur görünümlü bu yaratığı görür ve dayanamayıp araçtan inerek yanına gider;
Temel-
Be-nim a-dım Te-mel sa-na za-rar ver-me-ye-ce-ğim.Sen kim-sin ne i-çin bu-ra-da-sın?
Yaratık-
Ben Dur-sun ha bu-ra-ya sı-çay-rum

 

 

60'li yaslarindaki evli bir cift evliliklerinin 35inci yilini sakin, romantik bir restoranda kutlamaktadirlar.
Aniden önlerinde zarif ve güzel bir peri belirir ve sunu söyler:

- Bu kadar uzun bir süre örnek bir cift olmaniz ve hep birbirinize sadik kalmaniz nedeniyle birer
dileginizi yerine getirecegim.

- Ah, ben sevgili kocamla tüm dünyayi görebilecegimiz uzun bir seyahat yapabilmek istiyorum, demis
kadin, sevgi dolu gözlerle kocasina bakarak. Peri sihirli degnegini sallamis ve gerekli tüm ucus,
gemi, otel, yemek ve eglenceleri iceren voucher'lar kadinin eline gelivermis.

Sira kendisine gelince adam biraz düsünmüs ve:
- Evet, demis, tüm bunlar harika ve cok romantik. Ama böyle bir firsat insanin ömrü boyunca sadece bir
kez eline gecer ve artik ömrümüzün sonuna yaklastik.Kusura bakma hayatim, ama benim dilegim benden 30 yas
daha genc bir karim olmasi.

Kadin ve peri oldukca büyük bir hayal kirikligi icine düsseler de, dilegin yerine getirilmesi gereklidir. Bunun üzerine
peri degnegiyle bir daire cizer ve... Adam 92 yasina gelir !!

Bu hikayenin ana fikri:

Erkekler salak olabilirler; ama unutmamali ki, periler disidir !!

 

 

 

Anaokulunun son günü küçük öğrenciler
öğretmenlerine hediye verdikleri bir
parti düzenler. Çiçekcinin oğlu öğretmene
bir hediye paketi uzatır. Ögretmen paketi
yavaşça sallar eliyle tartar ve

-"Sanırım bu bir buket çiçek.."

-"Dogru.. Nerden bildiniz öğretmenim?"

-"Şey, tahmin ettim.. "

Sıradaki öğrenci şekercinin kızıdır. O da
öğretmene bir hediye verir. Öğretmen
gülümseyerek paketi alır, eliyle tartar
ve hafifçe sallar:

"Sanırım bu bir kutu çikolata.."

"Aaa, nerden bildiniz öğretmenim?"

"Şey, bir tahmin ettim. Tuttu işte..."

Bir sonraki hediye TEKEL bayisinin oğlundan
gelir. Öğretmen paketi alır ama alttan küçük
bir sızıntı vardır. Paketi tutarken parmağı
ıslanan öğretmen yavaşça parmağını diline sürer:

"-Bu şarap olabilir mi?"

"-Hayır öğretmenim!!" diye bağırır çocuk heyecanla
ögretmen tekrar sızan yerden bir damlayı
parmağıyla alıp tadına bakar:

"-Şampanya öyleyse..."

Daha da heyecanlanan çocuk "HAYIR Öğretmenim!!"

Ögretmen sızıntının bir daha tadına bakar:

"-Tamam.. Pes ediyorum, bilemeyeceğim. Nedir bu?"

Çocuk neşeyle haykırır:

-"Bir köpek yavrusu!.."

 

 

Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani William White, George ve

Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari
Mars
yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun
oncesinde
uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot
da,talimata
uyup evlerine giderler. George tam uyumak zereyken telefon gelir.
Arayan
Bob'dur.

- "Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"

- "Henuz degil."
- "Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle
birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."

- "Ok." Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip
icki Soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice
bakar.

- "Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz.
Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem
ben.
Kusura bakmayin."

George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki
icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini
surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki
vermeyi
reddederler. Marketlerde kapalidir.
Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.

- "Yahu George, bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu
hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."
Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit
tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. George ve Bob yakit
tankindan

aldiklari yakittan birer kadeh icerler; sonra da evlerine giderler.
George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.
- "Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana bir

sey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
- "Evet Bob. Hem de cok."

- "Peki. O zaman sakin osurayim deme. Ben seni TOKYO'dan
ariyorum."

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Hayata değişik bir bakış açısı. Komik ve eğlenceli yazılar ve resimler.http://bluetigar.blogcu.com adresindeki Mavi Kaplan Efsanesi 1 'in devamı niteliğindedir. Aynı tarzda ama değişik resimler ve yazılar mevcuttur. Gülmeye doyamayanlar için özel olarak yapılmıştır.Tatile gidemeyenler burada Otelin animasyon aktivetisinde gülüyor gibi bol bol güleceksiniz. Seyahat etmeden, tatil eğlencesi yaşayacaksınız. Tatil, otel, travel, holiday, hotel, motel, fatura, yol masrafı, kredi kartı ödemesi vs.ile uğraşmak yok

Son Yazılar

Türkiye Tanıtım Videosu...
İmam böyle yaparsa cemaat ne yapmaz ?
İmza atmayı bilmeyenler mutlaka baksın...!
Bu karikatürlere çok güleceksiniz...
250 Numaralı Karayolu... Müthiş Bir Fıkra...
Bloğunuzdan Para Kazanmak istermisiniz ? İşte size en gerçekçi a
Google'ın Picasa'sını kullanarak bilgisayarınızdaki resi
Türk milleti olarak Google'da acayip şeyler aramaktayız. İşt
Zina Aleti ! Müthiş bir fıkra...!
Değişik bir büyük balık, küçük balık hikayesi...
Torpil Şakası Videosu
Süper Komik Fıkralar...Tatile gidemeyenler üzülmesin Mavi Kaplan
Bu Araplar Çok Komik ! Müthiş komik bir video !
En süper berber ! Bilin bakalım kim ?
Çocuğunuzu karete kursuna yollamadan önce bir daha düşünün...!
Harry Potter Türk Olsaydı ne olurdu ? Tabi ki daha komik olurdu
Google Adsense’den Kazandığım paralar ne zaman hesabıma ge
Kusursuz erkeği bekleyen kadınlar kulübü ! Nede olsa kimse kusur
İstanbul'lular uyumayın...Bu yazıyı kendi iyiliğiniz için mu
POLAT ALEMDAR KARİZMAYI İYİCE ÇİZDİRMİŞ...NE VARSA PUSAT'TA

Kategoriler

Arkadaşlarım

jazzboy
komediks
efetoker
atrap
cocuklaricinblog
parabulun