SAÇ EKiMi

MÜZİK

SAĞLIK

LCD TV

ADSENSE

MSN

YEMEK

LOST

TATİL

KALKAN

ViDEO

İlginç Hikayeler

Fıkralar

Ortaya Yanar Dönerli

Özlü Sözler

İlginç ve Komik Resimler

Ayraniçin Maceraları

Karikatürler

Komik Videolar

Bebek Resimleri

Bush ve Tayyibim

Adsense ve Adwords

Oyunlar

En komik Bebek Resimleri için Tıklayın...! KOMIK YAZILAR - Mavi Kaplan Efsanesi - 2 - Blogcu



Mavi Kaplan Efsanesi - 2

15.9.2007 - Harry Potter Türk Olsaydı ne olurdu ? Tabi ki daha komik olurdu

Kategori: KOMIK YAZILAR

 

Harry Potter Türk Olsaydı ne olurdu ? Öncelikle ismi Hayri Pıtır olurdu ! Başka neler olurdu işte cevapları…

 

Emrah Potter
Emrah bak sırlar odası
Sıcakmış ağabey ! Biz öksüzüz diye bize bu odayı layık gördünüz değil mi ? Anne annem…Sen olsaydın başımızda bunların hiçbiri gelmezdi başımıza…

İbrahim Tatlıses Potter
ibo bak sırlar mağarası aman eee odası
Allah cezanı verecek kayzer, bizim orada sırlar odası vardı da ben mi girmedim tey tey

Mahsun kırmızı Potter
Mahsun bak sırlar odası
ben ne odalar gördüm içinde sır yok, Ne sırlar gördüm içinde oda yok.

Zekeriya hoca Potter
Hocam bakın sırlar odası
dinimizde sır falan yoktur yannıştır.her şeyin açığı makbuldur. bakın bugün pantalon giymedim mesela

Beyaz Potter
Beyaz bak sıylar odası, bide beyaz sen hangi harfleri sölüyemiyon.
y leri
ee sölüyonya
bu sıylar odası vayya

Mehmet Ali Erbil Potter
memet bak sırlar odası, ana ne oluyo be ne indirion donumu
şey ben sır tutamamda.

Reha potter
reha bak sırlar odası
efenim içerde sır var mı sır
yok sığır var sığır

Odada kan var mı efenim ? kan ? Acı var mı acı ?

Yoğurt var mı yoğurt? Canım sarımsaklı yoğurt çekti de canım…

Bu kadar da olmaz ki, sır da bir yere kadar insan acıkıyor…

Vatandaş Potter

V
atandaş bak sırlar odası
kirası ne kadar ?

Yok bu oda çok pahalı, biz tutamayız bunu !

Bize normal sırsız bir oda yeter !

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24.2.2007 - ERKEKLERİN ÖMÜR BOYU MUTLU OLMALARINDA KILAVUZ OLACAK BİR HİKAYE

Kategori: KOMIK YAZILAR

ERKEKLERİN ÖMÜR BOYU MUTLU OLMALARINDA KILAVUZ OLACAK BİR HİKAYE ! MUTLAKA OKUYUN…

 

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı.
Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına
dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.

 

Alaycı bir ses tonuyla:

- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

- Hayır çikolata parası lazım!

Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.

- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.

- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.
Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.

- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.

Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.

- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.


- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı?
Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım.
Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?
Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.

- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?

- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

 

-         Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

- Küçük kızı severek.

- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.

- Nasıl yani ?

- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye
sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona
"bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

- Hiç kavga etmezmisiniz siz?

- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.

- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla
aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak
dokunuşları severler.

- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.

- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek
için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.

- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama
hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.
Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.

Adam ayağa kalktı.

- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

 

- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.

- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin
bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.

- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

İnci hiç konuşmadı.

- Sorsana "niye" diye.

İnci kızgın kızgın:

- Niye? Diye sordu.

- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.

- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.

- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım"
Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

- Özür dilerim seni kırdığım için.

Sonra Bülent yere diz çöktü.

- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice
seven bu adamı senden mahrum etme.

- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.

İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi.

Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü. Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23.2.2007 - 311 NUMARALI ODANIN ESRARI, TRAJİKOMİK BİR HİKAYE…

Kategori: KOMIK YAZILAR

311 NUMARALI ODANIN ESRARI, TRAJİKOMİK BİR HİKAYE…

 

     Güney Afrika’nın Cape Town şehrindeki bir hastanede devamlı esrarengiz ölümler oluyordu. Hemşireler haftalardır üst üste her cuma günü 311 numaralı yoğun bakım odasına yatırılan hastaları ölü bulmaktaydılar. Bu sır dolu ölümlere uzun süre açıklama getirilemedi. Herkes meselenin çözülmesi için seferber oldu. Uzmanlar odanın havasını bakteriyolojik bakımdan kontrol ettiler. Güney Afrika’nın önde gelen bilim adamları  ölenlerin aileleriyle üç hafta boyunca görüşmeler yaptılar. Hatta işin içine polis girdi ve akla gelen her ihtimal tek değerlendirildi, ancak onların araştırmaları da sonuçsuz kaldı. Ve tabii bu arada 311 numaralı odadaki hastalar sebepsiz ölmeye devam ediyorlardı.

     Son çare olarak 311 numaralı yoğun bakım odası devamlı gözetim altına alındı ve nihayet odadaki ölümlerin sebebi ortaya çıktı. Sonuç trajikomikti. Cuma sabahı saat 6'da odaları temizleyen temizlikçi kadının, hastanın bağlı bulunduğu solunum cihazının fişini çekerek elektrik süpürgesinin fişini taktığı, temizlik bittikten sonra solunum cihazının fişini yeniden takıp, odadan çıktığı görüldü.

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

22.2.2007 - Polis Kayıtlarına Geçmiş Bir Hırsızlığın Hikayesi ! Çok ama çok

Kategori: KOMIK YAZILAR

Polis Kayıtlarına Geçmiş Bir Hırsızlığın Hikayesi

Hırsızın biri, bir evin çatısına çıkmış ve anten kablosunu kesmiş.

Evin reisi tam TV'ye dalmışken yayın birdenbire kesilince televizyonunu bir süre kurcalamış, "Bozuldu herhalde" diyerek yatmış.

Ertesi gün adam işe gittikten sonra hırsız kapıyı çalıp adamın karısına, ''Yenge, beni abi gönderdi, televizyon bozuk, alın da bir bakın dedi" demiş. Saf kadıncağız da televizyonu vermiş. Akşam adam eve geldiğinde televizyonu görememiş ve karısından olayı öğrenince dumura uğramış tabii.

O hafta sonu balkonda keyif yaparlarken bizim hırsız aşağıdan ıslık çala çala onlara bakarak sokaktan geçmiş. Kadın hırsızı tanımış ve "Bak bey! Televizyonu çalan adam işte buydu!!" demiş.

Adam bunu duyunca pijamalarla adamı kovalamaya başlamış. 5 dakika sonra adamın evine birisi gelip, karısına "Yenge, ben polisim, abi hırsızı yakaladı. Şimdi karakoldalar. Pantolonuyla, cüzdanını istiyor." demiş ve kadın da vermiş tabii ki(?) normal olarak.

Bizim yengenin kocası olan adam hırsızı uzun bir süre kovaladıktan sonra yakalayamayınca kan ter içinde eve dönmüş.. Ve yine dumur! Artık adam karısını ne yapmış bilemiyecem...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

5.2.2007 - Cehennemde Çalınacak Şarkılar...

Kategori: KOMIK YAZILAR

Cehennemde Çalınacak Şarkılar

 

mazhar alanson - yandım



kayahan - allah'ım neydi günahım


orhan gencebay - batsın bu dunya


muslum gurses - son pısmanlık


celik-dongi dongi... cehennemde çalmasına gerek yok.nerede

 

çalınırsa orayı cehenneme çeviriyor zaten

nalan - afffettt yanıyorum affettt..

banu alkan - neremi neremi...


kayahan - cehennemde yansın bu dilim bir yemin ettimki dönemem..


beni yak, kendini yak...


şaka değil yanıyorum tutmayın beni


megadeath - welcome to hell


sertab erener'den :
yanarım yanarrrııııımmm,
ne yapsam yanarııııımm
yanarııım yanarııım,
gun gecer yanarım

 

 


tsm den :
sensiz cennet bile surgun sayilir...

 


almora'nın cehennem geceleri isimli şarkısı
kendim ettim kendim buldum...


feridun düzağaç - alev alev


köprüdennn geçti gelinn(sırat köprüsü oluoo bu )


Emre altuğ- Sıcak, çok sıcak, daha da sıcaaaaaaak olaaacak...



ibrahim tatlıses-yanıyorum söndürelim mi? tabi tabi

 

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4.2.2007 - BİR ERKEK İÇİN MUTLU BİR EVLİLİĞİN 4 ŞARTI…

Kategori: KOMIK YAZILAR

BİR ERKEK İÇİN MUTLU BİR EVLİLİĞİN 4 ŞARTI…

 

1. Güzel yemek yapan, evi çekip çevirebilen bir kadın olmalı.

 

2. İyi para kazanan, kendi ayaklarının üzerinde durabilen bir kadın olmalı.

 

3. Yatakta sınır tanımayan arzulu ve sıradışı bir kadın olmalı.

 

4. Bu 3 kadının, birbirlerinden haberi olmamalı...

 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

11.1.2007 - BU ZAMANDA ÖĞRENCİLİK ZOR İŞ...

Kategori: KOMIK YAZILAR

BU ZAMANDA ÖĞRENCİLİK ZOR İŞ

 

 

Eskiden öğrenci dediğin okuluna gider, eve gelir ödevini ( Birde yıllık ödevler vardı ) yapar. Akşam olunca da erkenden yatardı. Şimdi ise özel okullar, dersaneler derken çocukların hayatı tam bir yarışa döndü.  Özel ders almak eskiden zengin çocuklarına has bir olayken şimdi hemen hemen her öğrenci özel ders alır oldu. Zannetmeyin ki ülkemiz zenginleşti. Aksine daha da fakirleştik ama artık aileler özel ders almadan veya dersaneye gitmeden çocuklarının herhangi bir sınav kazanabileceğine inanmıyorlar ve bu yüzden boğazlarından kısıp çocuklarına özel ders aldırıyorlar.  Eskiden türkçe sözlük elimizde türkçe dersi çalışırdık. Şimdi çocuklar ellerinde kalın kalın kitaplar çalışıp duruyorlar. İşin en komik yanıda yeni nesilin bu kadar çalıştırılmasına rağmen, okullarında iyi temel alamadıkları için hepsinin eğitim seviyesi epey düşük. Çocuklara sorsanız şu oyundaki oyun hilesi nedir ? diye size hemen söylerler. Fakat dersleriyle ilgili bir şey sorduğunuz zaman buz gibi soğuyorlar sizden. Çocuk bıkmış zaten ders ders… Zaten çoğu şeyi temeli olmadığı için bilemiyorda… Mühim olan çok çalışmak değil dersi derste öğrenmek ve düzenli çalışma alışkanlığı… Ama günümüzde öğrenciler birer yarış atı gibi görülüyor… Allah yarış atlarına sabır versin…

Büyüyünce para kazanmak için iyi bir okulu bitirmek gerekiyor diye anlatılıyor çocuklara, ama gerçek hayata baktığımız zaman memleketimizin en zengin insanları, sanatçıları doğru düzgün bir okul bitirmemiş. Bu nasıl olabiliyor ? derseniz Türkiye gerçeği, her an herşey olabilir. Allah yürü ya kulum dedi derler ama daha çok iktidarda hangi parti varsa oradan birileri yürü ya kulum derler, oda yürür. Yada sisteme uyarlar, rüşvet, dolandırıcılık, banka hortumlama, hırsızlık sistemi gibi sistemlere. Tabi okulunu bitirip dürüstçe çalışan ve zengin olan yok mu ? Elbetteki var.  Ama zenginler içindeki yüzdesi kaç orası biraz şüpheli. Tabi bunu düzeltmekte yarış atı öğrencilerimize düşüyor. Onlara tavsiyem daha hayatta pek çok yarışları olacak ve mutlaka kazanacaklar. İyiler hep kazanır çünkü…

Son bir uyarı Ayılarda yarış atı kadar hızlı koşabilir… !

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Hayata değişik bir bakış açısı. Komik ve eğlenceli yazılar ve resimler.http://bluetigar.blogcu.com adresindeki Mavi Kaplan Efsanesi 1 'in devamı niteliğindedir. Aynı tarzda ama değişik resimler ve yazılar mevcuttur. Gülmeye doyamayanlar için özel olarak yapılmıştır.Tatile gidemeyenler burada Otelin animasyon aktivetisinde gülüyor gibi bol bol güleceksiniz. Seyahat etmeden, tatil eğlencesi yaşayacaksınız. Tatil, otel, travel, holiday, hotel, motel, fatura, yol masrafı, kredi kartı ödemesi vs.ile uğraşmak yok

Son Yazılar

Türkiye Tanıtım Videosu...
İmam böyle yaparsa cemaat ne yapmaz ?
İmza atmayı bilmeyenler mutlaka baksın...!
Bu karikatürlere çok güleceksiniz...
250 Numaralı Karayolu... Müthiş Bir Fıkra...
Bloğunuzdan Para Kazanmak istermisiniz ? İşte size en gerçekçi a
Google'ın Picasa'sını kullanarak bilgisayarınızdaki resi
Türk milleti olarak Google'da acayip şeyler aramaktayız. İşt
Zina Aleti ! Müthiş bir fıkra...!
Değişik bir büyük balık, küçük balık hikayesi...
Torpil Şakası Videosu
Süper Komik Fıkralar...Tatile gidemeyenler üzülmesin Mavi Kaplan
Bu Araplar Çok Komik ! Müthiş komik bir video !
En süper berber ! Bilin bakalım kim ?
Çocuğunuzu karete kursuna yollamadan önce bir daha düşünün...!
Harry Potter Türk Olsaydı ne olurdu ? Tabi ki daha komik olurdu
Google Adsense’den Kazandığım paralar ne zaman hesabıma ge
Kusursuz erkeği bekleyen kadınlar kulübü ! Nede olsa kimse kusur
İstanbul'lular uyumayın...Bu yazıyı kendi iyiliğiniz için mu
POLAT ALEMDAR KARİZMAYI İYİCE ÇİZDİRMİŞ...NE VARSA PUSAT'TA

Kategoriler

Arkadaşlarım

jazzboy
komediks
efetoker
atrap
cocuklaricinblog
parabulun